{
  "$type": "site.standard.document",
  "bskyPostRef": {
    "cid": "bafyreib7vkusmip5wkuf6gmt3vjetmjvq25uxf4d5azdibkkkjgtsugrmm",
    "uri": "at://did:plc:k5suve3y7owkacozqoua4slj/app.bsky.feed.post/3mmr2ghemg7f2"
  },
  "coverImage": {
    "$type": "blob",
    "ref": {
      "$link": "bafkreie27uzzfskx7d7k3vifa4bub4bs24ac2k3zijsa7nvtjd6dlhmeb4"
    },
    "mimeType": "image/jpeg",
    "size": 186203
  },
  "description": "CHP artık fiilen bölünmüş bir parti. İki ayrı yönetimi var. Taraflar arasında kimin kazanacağı belli olmayan ama yıpratıcı olacağı kesin, belirsizliklerle dolu mücadele dönemi başladı. Tarafların planları ne? Fayn Ankara muhabiri derledi.",
  "path": "/iki-chp-donemi/",
  "publishedAt": "2026-05-26T13:01:16.000Z",
  "site": "https://www.fayn.press",
  "tags": [
    "devrilen masalara rağmen",
    "38. Olağan Kurultayı’na",
    "Subscribe now"
  ],
  "textContent": "24 Mayıs 2026 günü hafızalarınıza kazınsın.\n\n‘Türkiye siyasetinde olmaması gereken ne varsa oldu’ listesine o günü de ekleyin.\n\nCHP’nin seçimle koltuğunu kaybetmiş ama mahkeme kararıyla atanmış genel başkanı, polise başvurmak suretiyle, partili olduğu iddia edilen ama aslında bodyguard oldukları öne sürülen bir grup ile parti genel merkezinin alınmasında beis görmedi.\n\nKendisi bizzat gelmedi, kendine bağlı milletvekilleri ile yaptı bunu.\n\nCHP’nin seçimle koltuğunu kazanan genel başkanı ve beraberindekiler ise önce ‘Genel merkezi boşaltın’ tebligatını yırtıp attılar.\n\nKapıya dayanan polise barikatlar kurarak direndiler.\n\nMahkeme mutlak butlan kararı verdikten sonra genel merkeze koşup Kemal Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafını indirip, çerçevesini ayaklar altında ezenlerin yaptığını, bu kez polisle birlikte girenler yaptı.\n\nKısasa kısas işledi.\n\nGenel merkez savaş alanına döndükten sonra seçilmişler yeni karargahları olarak belirledikleri Meclis’e doğru yürüdüler.\n\nGökyüzünün bile CHP’nin haline acıyarak ağladığı varsayılabilecek bir havada, yağmur altında.\n\nSeçilmişlerin başındaki genel başkan polisin toplumsal olaylara müdahale aracına (TOMA) tırmandı.\n\nİkonik görüntülerin ortaya çıktığı bir gün oldu.\n\nTelevizyon başında olayları izleyen bazılarının olanlara inanmak istemediği ve belki de gözyaşı döktüğü bir gün…\n\nBazılarının lanet okuduğu bir gün…\n\nBazılarının partiyi kurtardıklarını düşündükleri bir gün…\n\nBazılarının iki tarafı da kınayıp, “Bunlardan bir şey olmaz” dediği bir gün…\n\nBazılarının da ellerini ovuşturduğu bir gün…\n\n## Kime göre, neye göre\n\nPeki bugüne nasıl gelindi?\n\n2023 cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinden bir kez daha yenilgiyle çıkan CHP’de ‘değişim’ talebi hazırda bekliyordu.\n\nSonuçlar açıklandıktan yaklaşık 24 saat sonra onu ilk dillendiren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu oldu.\n\nİmamoğlu’nun çağrısı etkisini gösterdi.\n\nYenilmekten bıkanlar hislerine tercüman olan ortaya çıkınca onun arkasından gitmekte beis görmedi.\n\nCesaret gösterip öne çıkanlardan, “Elimi taşın altına koymaya varım” diyen, yıllarca Kemal Kılıçdaroğlu’nun ekibinde yer almış Özgür Özel oldu.\n\nOnun gibi öne çıkmayı aklından geçirse de geride durmayı tercih edenlerin gerekçesi çeşitliydi. Bazıları İmamoğlu ile ittifak kurmak istemiyordu. Bazılarının da değişim talebinin muhatabı Kemal Kılıçdaroğlu ile ortak geçmişleri nedeniyle vermeleri gereken hesapları kabarıktı.\n\nKılıçdaroğlu ise değişim diyenlerden farklı bakıyordu her şeye. Tıpkı şimdi feryat figan edenlere baktığı gibi bakıyordu o zaman da. Neye itiraz edildiğini anlayamıyormuş gibi davranıyordu.\n\nBir kere ona göre ortada bir başarısızlık yoktu. İktidarın yalan videolarına, ithamlarına, devrilen masalara rağmen kazanımlar vardı.\n\nKolay mıydı o kadar oy almak? Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalması bile bir başarıydı.\n\nCHP’lilerin hakkı olan milletvekili sıralarını, cumhurbaşkanlığı adaylığını destekleyecek partilere tahsis etmek de yanlış değildi. Nasıl olsa kazanılacaktı o seçim ve tüm partilere grup kurabilecekleri sayıda milletvekili gerekliydi, yani en az 20 koltuk vermek şarttı, kazanmanın bedeliydi bu.\n\nYer tahsis edilen milletvekillerinin bir kısmı şu sırada AK Parti saflarında.\n\nKılıçdaroğlu baskı artınca, değişim taleplerine kulak vermiş gibi yaptı ama şartlar ileri sürdü.\n\nZamanı geldiğinde yapılacak bir kurultaydan, koltuğunu ‘temiz’ bir isme devretmekten söz etti. Genel başkan olmak gibi bir derdi olmadığını, yakınındakilere söyletmeyi ihmal etmedi. Onlar da bunu söylerken yanına bir de “Kemal Bey kendi aday olmaz, aday gösterilir” tespitini de eklediler.\n\nÖyledir Kemal Bey çünkü oldum olası. O hiç istemez. Birileri hep onu ister.\n\n## Yarım kalan mücadele\n\nCHP 38. Olağan Kurultayı’na böyle gitti.\n\nKurultaya giderken yapılan ilçe ve il kongrelerinde değişimcilerle, değişimi zamana yayma taraftarları arasında kıyasıya mücadele yaşandı.\n\nKurultay sabahına erişildiğinde tablo şuydu; o kadar yenilgi tatmış Kılıçdaroğlu o sandıktan tekrar çıkabilirdi.\n\nVardı böyle bir olasılık. Yarış kıyasıya geçecekti.\n\nO kadar çok yenilmiş Kılıçdaroğlu’nun parti sandığından bir kez daha çıkabilme olasılığına şaşanlar olsa da öyleydi.\n\nSiyasete ve CHP’ye dışardan bakanlarda olur böyle şeyler.\n\nİçerden bakanlar ise bunun olabileceğini bilir.\n\n### This post is for subscribers only\n\nBecome a member to get access to all content\n\nSubscribe now",
  "title": "İki CHP dönemi",
  "updatedAt": "2026-05-26T13:01:16.814Z"
}