External Publication
Visit Post

Yeni nesil sınıf farkı: dijital uçurum

Fayn May 24, 2026
Source

İnternete bağlanmak artık bir lüks değil, ancak orada ne kadar "var olduğumuz" yeni bir sınıfsal uçurum yaratıyor. İnternete erişim artık modern dünyada temel bir insan hakkı olarak kabul ediliyor. Ancak herkesin "çevrimiçi" olması, herkesin eşit olduğu anlamına gelmiyor.

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi yürütücülüğünde, Ege ve İzmir Demokrasi Üniversiteleri ortaklığıyla yürütülen TÜBİTAK destekli yeni bir araştırma, Türkiye’deki dijital eşitsizliğin röntgenini çekiyor. İki yıl sürmesi beklenen çalışmanın ilk kitabı Birinci Dereceden Üçüncü Dereceye Dijital Eşitsizlik çıktı.__

Kitaptaki makaleler, sadece Wi-Fi şifresine sahip olmanın yetmediği yeni bir dönemi daha yakından görmemizi sağlıyor. Türkiye’nin ilk “Dijital Eşitsizlik Isı Haritası”, interneti bir fırsat kaldıracı olarak kullanan seçkinler ile pasif tüketici konumunda kalanlar arasındaki görünmez bariyerleri ve sınıfsal uçurumu ilk kez gün yüzüne çıkarıyor. Dijital kazanımların hayat kalitesini nasıl kökten değiştirdiğini farklı boyutlarıyla anlatıyor.

Bağlantı var ama fayda eşit değil

Dijital eşitsizlik tartışmaları yıllarca "bilgisayarı olanlar" ve "olmayanlar" arasındaki uçuruma odaklanmıştı. Ancak günümüzde bu uçurum, bireylerin teknolojiyi kullanma biçimlerine ve bu kullanımdan elde ettikleri sonuçlara kaymış durumda.

Literatürde "Üçüncü Derece Dijital Eşitsizlik" olarak tanımlanan bu yeni aşama internetin hayatımıza ne kattığı ile ilgileniyor. Aynı zamanda "Sadece BİT'e (Bilgi İletişim Teknolojileri) sahip olmak, internete erişim imkânı bulunmak bilgiye erişim ve bilgiyi üretimde adil bir rol üstlenilmesi için yeterli olmamaktadır," ifadesiyle adaletsizlik de vurgulanıyor.

Bu yeni eşitsizlik türünde toplum ikiye bölünmüş durumda. Bir yanda dijital dünyayı finansal yatırım, eğitim, iş fırsatları ve siyasi katılım için bir kaldıraç olarak kullanan "dijital seçkinler", diğer yanda ise interneti sadece eğlence ve pasif içerik tüketimi için kullanan, dijital risklere daha açık hale gelen kesimler yer alıyor.

Türkiye’nin dijital isı haritası neyi gösterecek?

Türkiye’de ilk kez hazırlanacak "Dijital Eşitsizlik Isı Haritası", benzer altyapı ve cihaz imkânlarına sahip bireylerin neden dijital fırsatlardan farklı düzeylerde yararlandığını ortaya koyacak. Araştırma, sadece fiziksel erişimi değil; dijital becerileri, motivasyonu ve teknolojiden sağlanan somut faydaları mercek altına alıyor.

Çalışmanın kuramsal çerçevesinde dikkat çeken en önemli tespitlerden biri, dijital dünyanın eski eşitsizlikleri yıkmak yerine onları beslemesi… Önümüzdeki dönemlerde de "internetin zamanla eşitsizlikler de dâhil olmak üzere çevrimdışı dünyanın bilinen sosyal, ekonomik ve kültürel ilişkilerini giderek daha fazla yansıtması" öngörülüyor.

Yani gerçek dünyadaki gelir, eğitim ve sosyal statü farkları, dijital dünyada yeni kılıflarla yeniden üretiliyor.

Görünmeyen bariyerler

TÜBİTAK destekli araştırmanın proje yürütücülüğünü Prof. Dr. Elif Korap Özel yapıyor. Araştırma ekibinde ise Prof. Dr. Şadiye Deniz, Doç. Dr. Mustafa Yalçın, Doç. Dr. Bengül Kavlak, İsmail Erol, Rabia Şimşek, Gülşah Gönülşen, Zeynep Özel, Görkem Özçınar ve Ege Çınar Tosun yer alıyor.

Projenin danışmanlığını, dijital eşitsizlik çalışmaları deyince dünyada akla gelen ilk isimlerden olan Prof. Jan van Dijk yürütüyor.

Kitapta yer alan dokuz farklı makalede dijital eşitsizlikten sosyal dışlanmaya, dijital vatandaşlıktan algoritmik önyargılara çok farklı başlıklar ele alınıyor. Araştırma ekibi dijital dışlanmanın sadece ekonomik nedenlerle değil, teknolojik tasarımların kapsayıcı olmamasıyla da ilgili olduğunu vurguluyor. Özellikle görme yetersizliği olan bireylerin görsel ağırlıklı arayüzlerde yaşadığı zorluklar veya sadece akıllı telefon üzerinden internete erişebilen (mobile-only) düşük gelirli kesimlerin profesyonel üretim süreçlerinden kopması, dijital eşitsizliğin en somut yansımaları arasında yer alıyor.

Prof. Jan van Dijk’in kitabın da önsözünü yazdığı bu proje, Türkiye’de dijital politikalara yön verecek bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor. Dijital dünya artık hayatın bir parçası değil, ta kendisi ve bu dünyada kimlerin geride kaldığını anlamak toplumsal adaletin yeni anahtarı olarak görülüyor.

🦉

Türkiye'de nitelikli ve bağımsız gazetecilik ancak okuyucuların desteğiyle mümkün. Siz de şimdi Fayn abonesi olarak topluluk odaklı gazetecilik modelimizi destekleyin, tüm içeriklerimize sınırsız erişin ve abonelere özel topluluk etkinlikleri için davetiye alın. Abonelik seçeneklerini inceleyin_****.****_

Discussion in the ATmosphere

Loading comments...