External Publication
Visit Post

54 yaşında, anda ve her zamankinden daha samimi: İstanbul Müzik Festivali

Fayn May 22, 2026
Source

İstanbul Müzik Festivali’nin yarım asrı geçen mazisine şöyle bir dönüp bakınca, klasik müziğin kanonik isimlerinin büsbütün yıldızlaştığı sahneler canlanıyor gözümüzde. Ne var ki festival yalnızca bu görkemli anlardan ibaret değil. On yıllara yansıyan kültürel dönüşümü temsil eden, hatta ezberbozan müzisyenlerin sahnede yarattığı cazibe de hafızamızda. Dünya ölçeğinde sanatçılarla birçok dinleyici için ilk kez canlı karşılaşma alanı sağlayan festival, boşuna İKSV festivallerinin de amiral gemisi değil yani!

Bu sene 11-25 Haziran’da 10 gün boyunca 14 mekâna yayılacak programı takibe alırken ‘klasik müzikten anlayan kemik kitlesine hitap eden bir program’ gibi sıradan, sabit fikirleri bir kenara bırakın. Zira 54 yaşında daha girişken, daha deneyim odaklı ve her zamankinden samimi bir program bizi bekliyor.

Müzikle “anda kalmak”

Her sene önceden belirlenen bir ana tema üzerine kurulan festival programı bu sene “Ânın İçinde” olarak seçilmiş. Bu temanın, hızla akıp geçen zamanın ve hayatın geçiciliğine işaret ettiği ortada.

“Anda kalmak” meselesinin üzerine basıla basıla öğütlendiği günümüzde müziğin de bundan azade olmadığı şüphesiz.

Düşünsenize, izlediğiniz her bir konser, müzik türü ne olursa olsun tam da o ana özgü ve biricik değil mi? Müzik Festivali’nin teması da canlı müziğin yalnızca o âna ait olan, tekrar edilemeyen hissini merkeze alıyor.

This post is for subscribers only

Become a member to get access to all content

Subscribe now

Discussion in the ATmosphere

Loading comments...